
Demir Çelik Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG): Zorlu Ortamda Güvenli Üretim
Demir çelik sektörü, ağır sanayinin kalbi olarak nitelendirilebilir. Yüksek sıcaklıklar, ağır yükler, hareketli makineler, kimyasal maddeler ve gürültülü ortamlar gibi birçok tehlikeli faktörü bir arada barındırır. Bu nedenle, demir çelik sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamaları, sadece yasal bir zorunluluk olmanın ötesinde, çalışanların hayatlarını korumak ve kesintisiz üretimi sağlamak adına kritik bir öneme sahiptir.
Demir Çelik Sektöründeki Başlıca İSG Riskleri
Bu sektördeki çalışma koşulları, kendine özgü ve yüksek riskli tehlikeleri beraberinde getirir:
Termal Riskler: Erimiş metal, yüksek fırınlar, hadhaneler ve ısıl işlem üniteleri nedeniyle yüksek sıcaklıklar, yanıklar, ısı çarpması ve dehidrasyon riskini beraberinde getirir.
Mekanik Riskler: Vinçler, konveyörler, presler, hadde tezgahları gibi ağır makineler; ezilme, sıkışma, kesilme, düşme ve çarpma gibi ciddi kazalara yol açabilir.
Kimyasal Riskler: Asitler, bazlar, tozlar (özellikle silika tozu), dumanlar ve gazlar (karbon monoksit, kükürt dioksit vb.) solunum yolu hastalıklarına, cilt tahrişlerine ve zehirlenmelere neden olabilir.
Elektrik Riskleri: Yüksek voltajlı ekipmanlar, elektrik çarpmaları ve ark parlaması gibi ölümcül sonuçları olabilecek tehlikeler barındırır.
Gürültü ve Titreşim: Sürekli maruz kalınan yüksek düzeydeki gürültü, işitme kaybına; titreşimli aletlerle çalışmak ise kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabilir.
Yüksekten Düşme: Bakım, onarım veya montaj çalışmaları sırasında yüksek yerlerden düşme riski her zaman mevcuttur.